Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.
22.10.2016

Agambend city “means metropolis Capital City in Greek and it states relation between cities and colonies. A Polis’ citizens which leaves the city to colonize is described as the most apoikia: leaving/secession from home and city which gets qualification from its relation with coloni. As known, the meaning of the word is still common and it is still being used to describe relation between metropolis territory in which house exist and colonies.
 
Metropolis has meanings like a strong deterritorialized meaning and not being homogeneous in politic way; and this is what identifies relation between government –or city- and colonies.”1 is described like that.
 
The cities which was created at industrialization and after are shaped into government’s expectations. As Guy Debord described this process:
“Urbanism is the modern fulfillment of the uninterrupted task which safeguards class power: the preservation of the atomization of workers who had been dangerously brought together by urban conditions of production. The constant struggle that had to be waged against every possible form of their coming together discovers its favored field in urbanism. After the experiences of the French Revolution, the efforts of all established powers to increase the means of maintaining order in the streets finally culminates in the suppression of the street. “With the present means of long-distance mass communication, sprawling isolation has proved an even more effective method of keeping a population under control,” says Lewis Mumford in The City in History, describing “henceforth a one-way world.” But the general movement of isolation, which is the reality of urbanism, must also include a controlled reintegration of workers depending on the needs of production and consumption that can be planned. Integration into the system requires that isolated individuals be recaptured and isolated together: factories and halls of culture, tourist resorts and housing developments are expressly organized to serve this pseudo-community that follows the isolated individual right into the family cell. The widespread use of receivers of the spectacular message enables the individual to fill his isolation with the dominant images–images which derive their power precisely from this isolation.”2

Seha Nur Karatas
 
1Giorgio Agamben, “Metropol”, trans. Elcin Gen, Skop Review, http://www.eskop.com/skopbulten/metropol/2574, (5.11.2016)
2Guy Debord, Society of the Spectacle, trans. Aysen Ekmekci, Oksan Taskent, 3rd press, Ayrinti Publishing, Istanbul, 2010, pp.137-138.
 


22.10.2016

Agamben, kenti “Yunanca’da metropol Ana Kent demektir ve kentler ile koloniler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Bir koloni kurmak üzere kentten ayrılan bir Polis’in yurttaşları, ilginç bir biçimde, en apoikia diye tarif edilir: evden, ve koloniyle ilişkisinde Ana Kent niteliği edinecek kentten uzaklaşma/ayrılma. Bilindiği üzere, kelimenin bu anlamı hâlâ yaygındır ve evin bulunduğu metropol teritoryası ile kolonilerin ilişkisini ifade etmek üzere bugün de kullanılır.
Metropol kelimesinin, güçlü bir yerinden edilme anlamı, mekânsal ve politik açıdan türdeş olmama anlamı vardır; devlet –ya da kent– ile koloniler arasındaki ilişkiyi tanımlayan da budur.”1 şeklinde tanımlamaktadır.
Endüstrileşme ve sonrasında oluşturulan kentler, iktidarın beklentilerine göre şekillendirilmişlerdir. Guy Debord bu süreci şöyle ifade etmiştir:
“Şehircilik, sınıf iktidarın savunan kesintisiz görevin modern icrasıdır: Kentsel üretim koşullarının tehlikeli bir şekilde bir araya getirdiği işçilerin en küçük parçalarına dek bölünmesinin sürdürülmesi. Bu bir araya gelme olasılığının her biçimine karşı yürütülmesi gereken sürekli mücadele en uygun zeminini şehircilikte bulur. Fransız Devrimi’nde edinilen deneyimlerden bu yana, bütün yerleşik iktidarların sokaktaki düzeni sağlama araçlarını arttırma çabası, sonunda sokağın ortadan kaldırılmasıyla doruk noktasına ulaşır. Lewis Mumford, The City in History’de (Tarihte Kent) ‘artık tekdüze olan dünya’yı anlatırken ‘uzun mesafeye yönelik kitle iletişim araçlarıyla birlikte, halkın tecridinde çok daha etkili bir denetim aracı ortaya çıkmıştır.’ diye belirtir. Ama şehirciliğin gerçekliğini oluşturan genel tecrit hareketi, planlanabilir üretim ve tüketim ihtiyaçlarına göre işçilerin denetimli bir şekilde yeniden sisteme dahil edilmelerini de sağlamak zorundadır. Sisteme dahil olmak, tecrit edilmiş bireylerin birlikte tecrit edilmiş bireyler olarak yeniden ele geçirilmelerini gerektirir: Fabrikalar ve kültür evleri, tatil köyleri ve ‘toplu konutlar’ tecrit edilmiş bireyi aile yuvasına kadar izleyen bu sahte kolektiviteye hizmet etmek amacıyla özellikle düzenlenmiştir. Gösteri mesajı alıcılarının yaygın olarak kullanımı bireyin tecridinin egemen imajlarla, bütün güçlerini sadece bu tecritten alan imajlarla dolu olmasını mümkün kılar.”2

Seha Nur Karataş

1Giorgio Agamben, “Metropol”, çev. Elçin Gen, Skop Dergi, http://www.eskop.com/skopbulten/metropol/2574, (5.11.2016).
2Guy Debord, Gösteri Toplumu, çev. Ayşen Ekmekçi, Okşan Taşkent, 3.baskı, Ayrıntı Yayınları, İstanbul, 2010, ss.137-138.
Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.